|
KÂTİP
KÂTİP
Üsküdar´a gideriken aldı da bir yağmur
Kâtibimin setresi uzun, eteği çamur
Kâtip uykudan uyanmış, gözleri mahmur
Kâtip benim, ben Kâtibim el ne
karışır
Kâtibe kolalı da gömlek ne
güzel yaraşır
Üsküdar´a gideriken bir mrndil buldum
Mendilimin içine de lokum doldurdum
Ben kâtibi arariken yanımda buldum
Kâtip benim, ben Kâtibim el ne
karışır
Kâtibe kolalı da gömlek ne
güzel yaraşır
(İstanbul türküsü)
Lexik und Grammatik
kâtip
Sekretär, Schreiber
Üsküdar
Asiatischer Stadtteil Istanbuls
aldı bir yağmur
es fing an zu regnen
setre
[früher:] eine Art Gehrock
etek Schoß,
Schleppe; (Damen-)Rock
mahmur
verkatert; schmachtend
el die
(anderen/fremden) Leute
kola
Wäschestärke
gömlek Hemd
yaraş- gut
stehen
mendil
Taschentuch
lokum eine
Süßigkeit (“Türkischer Honig”)
doldur-
füllen
|